• AnaSayfa
  • DEV-GENÇ
  • HABERLER
  • KADIN
  • AÇIKLAMALAR
  • SEKTÖREL
  • HAFIZA
  • MATERYALLER
  • GALERİ
  • İletişim

Thu02092012

Font Size

KPanel
Back HABERLER

Haberler

KÜRT HALKINA YÖNELİK SALDIRILAR DURDURULSUN !

  • PDF

'Gözaltılar serbest bırakılsın'

Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu, BDP'nin 12 gerillanın ölümüne ilişkin dün Taksim'de yapmak istediği yürüyüşe polisin sert müdahalesini ve gözaltıları protesto etmek amacıyla Taksim tramvay durağında basın açıklaması yaptı.

"Kürt halkına yönelik saldırılar durdurulsun" yazılı pankart açan platform üyeleri, sık sık "Baskılar bizi yıldıramaz", "Gözaltılar serbest bırakılsın", "Eşitlik, kardeşlik, Kürt ulusuna özgürlük" sloganları attılar.

Platform adına açıklama yapan Aylin Mert, seçimlere az bir zaman kala emekçilere, işçilere, kadınlara ve özellikle de Kürt halkına yönelik saldırıların arttığını ifade etti.

"Birkaç ay önce 'Kürt açılımı' söylemleriyle demokrasi hikayeleri anlatan egemenler, geldiğimiz noktada adeta başa sararak yeniden 'Kürt sorunu yoktur' demeçleri vermeye başlamıştır" diyen Mert, YSK'nın veto kararını da hatırlattı.
"Devlet saldırılarında hız kesmedi ve PKK'nin eylemsizlik kararına rağmen son yılların en büyük operasyonu yapıldı. Şırnak'ta 12 gerilla katledildi" diye konuşmasını sürdüren Mert, gerilla cenazelerini almak için sınırı geçen kitlenin üzerine gerçek mermilerle ateş açıldığını söyledi.

Aylin Mert, sınırda yaşanan olayları protesto etmek için dün yürüyüş yapmak isteyenlerin gözaltına alındığını, son 24 saatte 14 ilde 253 kişini, İstanbul'da da sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında 20 kişinin gözaltına alındığını söyledi.

AKP Hükümeti'nin seçim öncesi Kürt halkının örgütlü gücünden tedirginlik duyduğunu ifade eden Mert sözlerini şöyle tamamladı: "Seçim vaatleri ile gözü dönmüş AKP Hükümeti, Kürt halkının meşru taleplerini görmek yerine 30 yıldır süren bu savaş ezberini sürdürmekte ısrarlı. Seçim propagandasını 'ırkçılık, ölmek ve öldürmek' üzerinden yürüttüğü çok açık olan düzen partileri, günlerdir süren bu saldırılara karşı şovenizmin diliyle yaptıkları açıklamaları sürdürüyorlar."
Mert, gözaltıların serbest bırakılmasını istedi. (ETHA)

 

Basın Açıklaması Metni:

KÜRT HALKINA YÖNELİK SALDIRILAR DURDURULSUN

Basına ve Halklarımıza,

Seçimlere yaklaştığımız şu günlerde devlet, emekçilere, gençlere, kadınlara ve özellikle de Kürt halkına yönelik saldırılarını arttırmaktadır. Bir kaç ay önce "Kürt açılımı" söylemleriyle demokrasi hikayeleri anlatan egemenler, geldiğimiz noktada adeta başa sararak yeniden "Kürt sorunu yoktur" demeçleri vermeye başlamış durumdalar.  % 10 seçim barajı ile zaten ne kadar demokratik olduğunu gösteren bu anayasal düzen, Kürt halkının siyasal temsilcilerini, devrimcileri, sosyalistleri seçim sürecinden tasfiye etmek için de elinden geleni ardına koymadı. Bağımsız olarak milletvekili adayı olan temsilcilerimiz, önce YSK'nın skandal veto kararı ile engelenmeye çalışıldı. Bismil'de genç kardeşimiz İbrahim Oruç'u katleden devlet, Kürt halkının vetoya karşı göstermiş olduğu kararlı eylemsellikle , geri adım atmak zorunda kaldı.

Ancak, devlet saldırılarında hız kesmedi ve PKK'nin eylemsizlik kararına rağmen son yılların en büyük operasyonu yapıldı, Şırnak'ta 12 gerilla katledildi. Kürt illerinde alanları dolduran halka fütursuzca müdahale edildi, onlarca genç, yaşlı çocuk gözaltına alındı, evleri  yağmalandı. Cenazeleri almak için sınırı geçen kitlenin üzerine gerçek mermilerle ateş açıldı. Polis Van' da BDP'li Belediye Başkanı 'na hedef gözeterek ateş etti. Dün tüm bu saldırıları protesto etmek için yürüyüş yapmak isteyen bizlere İstanbul'un göbeğinde, Galatasaray Meydanı'nda orantısızca müdahele edildi, pek çok arkadaşımız yaralandı, gözaltına alındı. Saldırılarında sınır tanımayan devlet güçleri, BDP İstanbul İl Binası'nın içinde dahi gaz bombası kullandı.

Devlet son 24 saat içinde 14 ilde düzenlediği ev baskınları ve gösterilere müdahalelerde en az 253 kişiyi gözaltına aldı. Mayıs ayı başından bu yana siyasi gerekçelerle gözaltına alınan Kürtlerin sayısı en az 771'e yükselirken, son dört buçuk ayda ise bu sayı 3559'a çıktı. Bu sabah saatlerinde ise İstanbul'da kürt arkadaşlarımızın evlerine yapılan baskınlarda 20 genç gözaltına alındı. Sabaha karşı sivil polislerce yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan gençlerden büyük çoğunluğu üniversiteli. Baskınların neden yapıldığı konusunda net bir bilgi vermeyen polis, arkadaşlarımızı keyfi bir şekilde gözaltında tutmaktadır.

Seçim vaatleri ile gözü dönmüş AKP hükümeti, Kürt Halkının meşru taleplerini görmek yerine, 30 yıldır süren bu savaş ezberini sürdürmekte ısrarlı. Seçim propogandasını "ırkçılık, ölmek ve öldürmek" üzerinden yürüttüğü çok açık olan düzen partileri, günlerdir süren bu saldırılara karşı şovenizmin diliyle yaptıkları açıklamaları sürdürüyorlar. AKP'li Devlet bakanı Bülent Arıç dün yaptığı açıklamada, Kürt illerinde asker miktarının halktan fazla olduğunu belirterek, bölgeye tek işi o bölgede kuş sektirmemek olacak 20 bin profesyonel asker göndereceklerini söyledi. Seçimler öncesinde Kürt halkının örgütlü gücünün siyasi temsiliyetinden tedirginlik duyan devlet, korkusunu saldırılarının boyutuyla göstermektedir. Yapılacak askeri takviye kararı ve batıda yaşanan devlet terörü ile seçimlere giden süreçte egemenlerin kürt sorununda çözümsüzlüğü dayattığı apaçık ortadadır.

Bizler emekten, barıştan, özgürlükten yana gençler olarak yapılan tüm bu saldırılara karşı alanlarda olmaya devam edeceğiz. Arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını talep ediyoruz.  Baskılar, saldırılar bizi dün olduğu gibi bugün de yıldıramayacak. Kürt, Türk,Ermeni, Laz, Arap gençleri olarak halkların kardeşliği için yürüttüğümüz mücadelemizi 12 Haziran seçimlerinde de göstereceğiz.

HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İÇİN GENÇLİK PLATFORMU

(Demokratik Yurtsever Gençlik
  Devrimci Gençlik Birliği
  Devrimci Anarşist Faaliyet
  EHP Gençliği
  Kurtuluş Yolunda Dev Genç
  Özgürlükçü Gençlik Dernekleri
  Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu
  Emek Gençliği)

Üniversitede Söz Hakkı Sermayenin Değil Öğrencinindir!

  • PDF

Yükseköğretim Kongresi’nin ilk gününde kongreyi protesto etmek için Swiss Otel’e doğru yürüyüşe geçen Genç-Sen’in de içinde olduğu devrimci örgütler polisin sert müdahalesiyle karşılaştı.

Dolmabahçe'den yürüyüşe başlayan Genç-Sen "YÖK Kalkacak Polis Gidecek Üniversiteler Bizimle Özgürleşecek", "Sermaye Defol Üniversiteler Bizimdir" sloganlarıyla Swiss Otel önüne yürüdü. İçeride toplantıyı protesto etmek için basın açıklaması yapmak isteyen devrimci örgütler önce polis barikatıyla karşılaştı. Genç-Sen’in de içerisinde bulunduğu Genç-Sen MYK üyelerinin polisle yaptığı uzun görüşmeler sonucunda polis barikatı açmadı. Önce burada oturma eylem gerçekleştiren Genç-Sen'lilere diğer devrimci örgütler de katıldı.

Basın açıklamasını toplantı yerinin hemen önünde gerçekleştirmek isteyen Genç-Sen’in de içerisinde bulunduğu gençlik örgütlerine polis tazyikli su, gaz bombaları ve biber gazıyla saldırdı. Polisin sert müdahalesi sonucunda devrimci örgütler toplu bir şekilde eylem alanından uzaklaştı.

Talepleri Bilimsel Üniversite

Ellerinde dosyalarıyla gelen Genç-Sen'liler sermayeye değil topluma bilim üreten üniversite talebiyle kongreyi protesto etmek istedi ancak 4 Aralık'ta Başbakan'ın rektörlerle yaptığı toplantıda olduğu gibi polis yine saldırdı. Öğrencilerden 10'u gözaltına alındı.

27.05.11
ÖHA

YGS'nin şifresi = Eğitim Sisteminin Adaletsizliği

  • PDF

Kısa adı YGS olan “Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı”nın ardından kamuoyu “şifre” iddialarıyla çalkalanıyor. Son olarak ÖSYM Başkanı’nın ayaküstü yaptığı “basını bilgilendirme” toplantısında da ortaya çıktığı gibi toplum nezdinde ve özelde liseli gençliğin zihninde sınavların meşruiyeti kalmamıştır. Günlerdir konuşulan bu konuyla ilgili olarak Devrimci Liseliler (DEV-LİS) liselilerin öz öğrenci örgütü olma misyonuyla bugün (04.04.2011 Pazartesi) İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı olarak sınavların, eşitsizliğin bizzat kendisi olduğuna dikkat çekmek için ÖSYM Büroları önünde kendilerini zincirlemişlerdir. İstanbul ve Ankara’da “YGS’nin Şifresi Eğitim Sisteminin Adaletsizliği” sloganıyla yapılan eylemlerle DEV-LİS’liler sınavlara, paralı eğitime ve şoven müfredata karşı liselileri mücadeleyi yükseltmeye çağırdığını bir kez daha haykırmıştır. DEV-LİS’lilerin yaptıkları bu eylemliklerle ortaya çıkan bir tutumda polisin tutumu olmuştur. Daha sınavın “Hakkaniyetli bir şekilde” yapıldığı tartışması sürerken ve şifre iddiaları gündemden eksilmezken DEV-LİS’lilere yapılan polis muamelesi, liselilerin kelepçelenmesini hangi zihniyetle açıklayabiliriz? Bizler DEV-LİS’liler olarak ellerimize kelepçe vurulabileceğini, fakat fikirlerimizin özgürlüğünün sınırlanamayacağını bir kez daha haykırıyoruz.Bütün liselileri Eşitlik,Özgürlük,Adalet için DEV-LİS saflarına çağırıyoruz.

YAŞASIN DEVRİMCİ LİSELİLER!

YAŞASIN DEMOKRATİK LİSE MÜCADELEMİZ!

Ortadoğu Ateşi Balkanlar'da Yanıyor

  • PDF

Tunus, Mısır ve Libya'dan sonra Yunanistan'da sokaklarda. Kemer sıkma politikası uygulayan Yunanistan'da genel grev yapıldı.

Ülkede ulaşım kilitlendi, hastanelerin ve okulların kapısı açılmadı, tren ve feribotların aralarında bulunduğu tüm kamu toplu taşımacılığı durdu, Atina Uluslararası Havaalanı'nda 100'den fazla uçak seferleri de iptal edildi.

Barış İstedik Yine Tutklandık!!!

  • PDF

İzmir'de barış istedikleri için Demokrartik Çözüm Çadırın yıkılmasına engel olanlar tutuklanma terörü ile karşı karşıya kaldılar. Araladında DEV-GENÇ üyesi Seçkin Savaş ve Ali Emre Ecer'in de bulunduğu 11 kişi tutuklandı.

İzmir’de Demokratik Çözüm Çadırı’na yönelik polis müdahalesinin ardından ve evlere yapılan baskınlarda gözaltına alınan 19 kişi, emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ifadesi alınanlardan 7’si serbest bırakılırken, 12 kişi tutuklama talebiyle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Mahkemeye sevk edilenlerden Batuhan Altıntaş serbest bırakılırken, 11 kişi, “Örgüt adına eylem yapmak” iddiasıyla tutuklandı. 9'u BDP üyesi olan tutuklananlar arasında Kurtuluş Yolunda DEV-GENÇ üyeleri Seçkin Savaş ve Ali Emre Ecer de bulunuyor.