• AnaSayfa
  • DEV-GENÇ
  • HABERLER
  • KADIN
  • AÇIKLAMALAR
  • SEKTÖREL
  • HAFIZA
  • MATERYALLER
  • GALERİ
  • İletişim

Thu02232012

Font Size

KPanel
Back HABERLER Haberler Üniversitelerden

Üniversitelerden

Üniversitede Söz Hakkı Sermayenin Değil Öğrencinindir!

  • PDF

Yükseköğretim Kongresi’nin ilk gününde kongreyi protesto etmek için Swiss Otel’e doğru yürüyüşe geçen Genç-Sen’in de içinde olduğu devrimci örgütler polisin sert müdahalesiyle karşılaştı.

Dolmabahçe'den yürüyüşe başlayan Genç-Sen "YÖK Kalkacak Polis Gidecek Üniversiteler Bizimle Özgürleşecek", "Sermaye Defol Üniversiteler Bizimdir" sloganlarıyla Swiss Otel önüne yürüdü. İçeride toplantıyı protesto etmek için basın açıklaması yapmak isteyen devrimci örgütler önce polis barikatıyla karşılaştı. Genç-Sen’in de içerisinde bulunduğu Genç-Sen MYK üyelerinin polisle yaptığı uzun görüşmeler sonucunda polis barikatı açmadı. Önce burada oturma eylem gerçekleştiren Genç-Sen'lilere diğer devrimci örgütler de katıldı.

Basın açıklamasını toplantı yerinin hemen önünde gerçekleştirmek isteyen Genç-Sen’in de içerisinde bulunduğu gençlik örgütlerine polis tazyikli su, gaz bombaları ve biber gazıyla saldırdı. Polisin sert müdahalesi sonucunda devrimci örgütler toplu bir şekilde eylem alanından uzaklaştı.

Talepleri Bilimsel Üniversite

Ellerinde dosyalarıyla gelen Genç-Sen'liler sermayeye değil topluma bilim üreten üniversite talebiyle kongreyi protesto etmek istedi ancak 4 Aralık'ta Başbakan'ın rektörlerle yaptığı toplantıda olduğu gibi polis yine saldırdı. Öğrencilerden 10'u gözaltına alındı.

27.05.11
ÖHA

Dev-Genç'liler yozlaşmaya ve kadın cinayetlerine karşı yürüdü / Video-Fotoğraf

  • PDF

9 Mart Çarşamba günü Bursa Nilüfer ilçesine bağlı öğrencilerin yoğun bulunduğu görükle semtinde Dev-Genç artan kadın cinayetlerine ve özellikle son dönemde bu yerleşim yerinde hızla artan yozlaşmaya karşı yürüyüş gerçekleştirdi.

Görükle yerleşkesinde eğitim anıtı önünde toplanılmasının ardından yaklaşık 450 kişinin katıldığı yürüyüş, Sema Karakoca’nın kaldığı Özlem apart önünde basın metni okunmasıyla sona erdi. Eylemde sık sık ‘kadın yaşam, özgürlük’’devlet uyuma semalara sahip çık’ ‘erkek vuruyor ,devlet onu koruyor.’ ‘sema burada, devlet nerede?’ ‘tecavüze indirim değil ağır ceza’ sloganları atıldı... Basının yürüyüşe ilgisi büyüktü.

DEV-GENÇ adına basın açıklamasını NEŞE URLU okudu. Basın metininde Nilüfer ilçesinde çöp konteynırından çıkan bacaklar, Gürsu’da öldürülen hamile kadın, en son da arkadaşımız Sema Karakocanın erkek egemen zihniyetin şimdilik son kurbanları olduğu ancak örgütsüz bir mücadele durumunda ne bu cinayetlerin ne de artan popüler kültürün önüne geçilemeyeceğinin altı çizildi.

Ayrıca sadece Bu yıl 358 dının öldürüldüğü, ocak ayında erkeklerin; 17 kadını, bir kız çocuğunu ve iki bebeği öldürdüğü 34 kadın ve yedi çocuğun tacize, 4 kadın 15 çocuğun da tecavüze maruz kaldığı belirtildi.

Aslında tüm bu yaşanılanların devletin erkek egemen anlayışının tacizin tecavüzün yolunu açtığı gibi kadınların eş, sevgili veya herhangi bir erkek tarafından çok basit sebeplerle bile şiddet görmesini ya da işkence edilerek öldürülmesini görmezden gelip meşrulaştırılmasının sebep olduğu anlatıldı.

Neşe Urlu basın metinine şu şekilde devam etti: Sema’nın vahşice öldürüldüğünün duyulmasından sonra üniversitemizde öğrenim gören ve görükle’de yaşayan genç kadınların ve ailelerinin kaygı ve korkuları artmış durumda. Fakat bu korku ve kaygıları artıran en büyük faktör böyle bir olayın burada yaşanmış olmasından öte kadınları denetim altında tutmak isteyen güvenlik güçlerinin ve yurt müdürlerinin kendilerince önlem almak için kullandıkları yöntemleri ve söylemleridir. Olayın duyulduğu günden bu yana kadınlara hava karardıktan sonra dışarı çıkmamaları tembihlenerek, belli bir saatten önce yurda gelmeyen kadınları ailelerine haber vermekle tehdit ederek kadınlar üzerinde baskı artırılmaya çalışılmaktadır. Zaten sokağa belli saatlerden sonra çıkmaktan çekinen kadınların bu uygulamalardan sonra tedirginlikleri ve kaygıları artmaktadır. Emniyet ve yurt yönetimleri el ele vererek kadınları yurtlarına, evlerine kapatarak bu tarz olayların önüne geçebileceğini sanmaktadır ve bu olayı adeta kadınlar üzerindeki baskıyı artırmak için değerlendirmektedirler. Kendileri de çok iyi bilmektedir ki kadına yönelik tacizi, tecavüzü, kadın cinayetlerini önlemenin yolu kadınları evlerine yurtlarına kapatmaktan değil erkek egemen düzeni değiştirmekten geçmektedir. Kadın cinayetlerini önlemeye yönelik gerçekçi adımlar atılmadıkça, doğru politikalar geliştirilmedikçe ve failler hak ettiği cezaları almaya başlamadıkça kadına yönelik suçları önlemek mümkün değildir. Sorun bizlerin saat kaçta nerde kiminle olduğumuz değil erkek egemen sisteminizdir.

Semanın katlinden sonra üniversite ve yerleşimde çalışmalar yapan DEV-GENÇ'lilere üniversitedeki öğretim üyeleri de destek verdi.Çalışmalar sırasında yerleşim yerindeki arkadaşlarla sık sık bir araya gelip fikir alışverişinde bulunan ve buradaki arkadşlarla koordineli bir şekilde çalışma yürüten arkadaşlarımız bu eylemlilik sürecinin katilin bulunmasına kadar devam edeceğinin belirtti.

 

Fotoğraf Albümü için Tıklayınız

-Çağrı-Dev-Genç Bursa Görükle Yürüyüşü

  • PDF

Uludağ Üniversitesi öğrencisi SEMA KARAKOCA' nın vahşice öldürülmesi üzerine Uludağ Üniversite'si kampüsünde gerçekleştirdiğimiz yürüyüşün ardından bu kez Sema Karakoca'nın yaşadığı Görükle Köyü'nde bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Görükle Köyü'nde olaydan sonra genç kadın öğrencilerin üzerine salınan korku psikolojisi'ne, özellikle polis ile yurt müdürlerinin kadınlar üzerinde hava karardıktan sonra sokağa çıkmamaları yönünde artan baskılara dikkat çekeceğimiz gece yürüyüşüne ve basın açıklamasına tüm kurumları bekliyoruz

GECELERİ DE SOKAKLARI DA İSTİYORUZ
KADIN CİNAYETLERİNE KARŞI İSYANDAYIZ
EVDE DEĞİL SOKAKTAYIZ

Yer: Nilüfer-Görükle Köyü yerleşim eğitim anıtı önü   /BURSA
Tarih: 9 mart 2011 Çarşamba
Saat: 20.30


DEV-GENÇ'Lİ KADINLAR

PAÜ Genç-Sen baskıları protesto etti

  • PDF

22 Şubat salı günü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mersin Üniversitesi'ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret sebebiyle üniversitelerde söz, yetki, karar hakkı isteyen ve üniversiteleri sermayeye teslim etmek istemeyen Genç-Sen, Öğrenci Kollektifleri ve Gençlik Muhalefeti üyeleri öğle saatlerinde rektörlük önünde protesto amaçlı bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Gün içerisinde rektörün, rektör yardımcılarının, ÖGB ve sivil polislerin tahriklerine maruz kalan öğrenciler, Gül'ün gelmesine 1 saat kala tekrar rektörlük önünde toplanınca devletin kolluk güçleri tarafından kendi okullarından kovulmak istenmiş, biber gazı, jop ve tekmelerle yerlerde sürüklenerek ellerinde kelepçelerle gözaltına alınmışlardır. Gözaltı otobüsünde de darp edilen öğrenciler Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüş ve keyfi olarak işlemleri başlatılmamıştır.

Polis+Rektör=Öğrenciye Şiddet

  • PDF

Mersin’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü protesto etmek isteyen gençlik örgütlerine yönelik uygulanan polis terörü İstanbul’da yapılan basın açıklamasıyla kınandı.

23 Şubat Çarşamba günü Taksim Meydan’ında toplanan Genç-Sen Üyeleri, Mersin Üniversitesi’nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü protesto etmek isteyen gençlik örgütlerine uygulanan polis terörünü kınadı. “Polis+rektör=öğrenciye şiddet, örgenciler asla yalnız yürümeyecek.” yazılı pankart açan Genç-Sen’liler, “Gözaltılar, baskılar bizi yıldıramaz”, “YÖK kalkacak polis gidecek üniversiteler bizimle özgürleşecek” sloganlarını attılar. Genç-Sen adına basın açıklamasını okuyan Juliana Gözen  “Mücadelemize saldıranlar bilmelidir ki, onların baskı, şiddet ve gözaltılar demek olan “demokrasi” anlayışlarının, 12 Eylün’ün üniversiteler üzerinde ki baskı aracı olarak kurulan YÖK düzenin getirdiği “özgürlük” anlayışının asıl yüzünü ortaya çıkarmaktan geri durmayacağız” açıklamasını yaptı. Açıklama ardından eylem sonlandırıldı.

ÖHA