• AnaSayfa
  • DEV-GENÇ
  • HABERLER
  • KADIN
  • AÇIKLAMALAR
  • SEKTÖREL
  • HAFIZA
  • MATERYALLER
  • GALERİ
  • İletişim

Mon05212012

Font Size

KPanel
Back HAFIZA Hatırla Ocak Ayında Neler Oldu ?

Ocak Ayında Neler Oldu ?

  • PDF

2 OCAK 1959,  KÜBA DEVRİMİNİN ZAFERİ: Küba devrim sürecinin ilk halkası 26 Temmuz 1953’te Santiago şehrinin Moncada kışlasına yapılan baskındı. Fidel Castro’nun önderliğinde kadınlı erkekli 170 genç devrimci ile yapılan baskın başarıya ulaşamadı, fakat  bu eylem devrimin fitilini ateşledi. Bu olay nedeniyle açılan davada F. Castro 16 yıl hapse mahkum oldu. Castro mahkemede onu haklı çıkartacak şu sözleriyle savunmasını bitirmişti:

“Tarih beni haklı bulacaktır!...” Dikta rejimindeki nisbi gevşeme nedeniyle  21 ay sonra  hapisten çıkan Castro Meksika’ya gitti. Castro Meksika’da aralarında kardeşi Raul Castro, Camilo Cienfugos, Ernesto Guevera, Franko Pais’de bulunduğu grupla, 25 Ekim 1959’da Küba’ya Granma Çıkarması’nı hazırladı. Granma adlı yatla Küba kıyılarına çıkan 87 silahlı devrimci Batista ordusunun şiddetli direnişiyle karşılaşmıştı. Çatışma sonunda çıkartmacılardan ancak 10 kadarı savaşa devam edebilecek durumdaydı. Devrimcilerin çıkartmayı izleyeceğini umdukları genel ayaklanma da olmamıştı.     F.Castro ve arkadaşları Sierra Maestra dağlarına sığındı. Castro ilk gördüğü köylüye” Sierra Maestra’damıyız?” diye soruyor ve “Evet mi? Öyleyse devrimi kazandık!...” diyordu. Sierra Maestra bölgesinde köylü önderleri tarafından desteklenen ve giderek yaygınlaşan gerilla savaşı, devrimci bir kasırga halinde bütün ülkeyi sardı. Sierra Maestra-Santiago çizgisi boyunca gelişen devrim, Che ve Camilo Cienfuegos’un yönettiği gerilla ordusuyla adanın kuzeyine ve Havana’ya ilerledi. 1 Ocak 1959 günü Sierra Maestra’da bulunan Castro, “ Bütün iktidar ve yetki devrimci ordunun hakkıdır” parolasıyla Küba halkını 6 gün boyunca hayatı felce uğratacak olan genel greve çağırdı. Aynı gün, yani 1 Ocak’ta F. Batista ülkeden kaçtı ve Santa Clara devrimcilerin eline geçti. 2 Ocak’ ta devrim ordusu Havana’ya girdi. Ve böylece tarih F.Castro’nun öngörüsünü doğruladı ve Küba’lı devrimcileri haklı çıkardı!...  

4 OCAK 1969,  FİKİR KULÜPLERİ FEDERASYONU(FKF) 3.KURULTAYI TOPLANDI:
İstanbul-Aksaray Küçük Opera Tiyatrosu’nda toplanan 3.Kongre iki gün sürdü. Yapılan  seçimde Genel Yönetim Kurulu’nda Sosyalist Devrimciler çoğunluktaydı. Genel Yönetim  Kurulu 12 Ocak’da Ankara’da toplanarak görev bölüşümü yaptı. Genel Başkanlık için,  FKF’nin kurucu genel başkanı Hüseyin Ergün ile Yusuf Küpeli aday oldu. GYK’da  çoğunluğu oluşturan Sosyalist Devrimciler toplantıya katılmadığı için, Yusuaf Küpeli  toplantıya katılan MDD’cilerin oyu ile genel başkan seçildi. Böylece MDD’ciler FKF
yönetimine eğemen oldu.

4 OCAK 1991,  ZONGULDAK MADEN İŞÇİLERİ ANKARA’YA DOĞRU YÜRÜYÜŞE GEÇTİ:
Genel Maden-İş Sendikası ile Kamu İşverenleri Sendikası arasında süren toplu iş  sözleşmelerinde anlaşma sağlanaması üzerine, 30 Kasım 1990’da Zonguldak maden işçileri  grevi başladı. Grevin nedeni ücret anlaşmazlığı ve bazı ocakların Türkiye Kömür İşletmeleri  tarafından kapatılmak istenmesiydi. Grevi kamuoyunun gündemine taşımak isteyen  madenciler Ankara’ya yürüme kararı aldı. Grevin 35.günü olan 4 Ocak 1991’de araçlarla  yapılması planlanan yürüyüş, araçların valilik tarafından Zonguldak şehir merkezine  sokulmaması üzerine yaya olarak başladı. Yürüyüşe 80 bin işçi katıldı. Yürüyüşçüler 1.güü  Devrek’te, 2.gün de Mengen’de geceledi. 6 Ocak günü işçilerin önü Mengen’i 8 km geçtikten  sonra jandarma tarafından kesildi. Çıkan olaylarda içok sayıda işçi gözaltına alındı. Fakat  işçiler dağılmadı ve kararlılıklarını göstererek geceyi jandarma barikatının önünde geçirdi.  Yürüyüş boyunca işçilerin geçtikleri güzergahlarda halk, yiyecek yardımı yaparak ve ileçe  merkezlerinden geçişlerinde  birlikte yürüyerek sıkı bir dayanışma gösterdi. 

7 Ocak günü tekrar yürüyüşe geçen işçilerin önü, TEM yoluna 5 km kala bir köprü başında  Bolu Jandarma Tuğayı’nın barikatı ile kesildi. Barikatın önünde saatlerce beklemenin  ardından hükümetin müldahalesi ile anlaşma sağlandı ve yürüyüş sona erdi.
3 Ocak günü Türk-İş, madencilerin yürüyüşünü desteklemek için ülke düzeyinde “1 gün işe
gitmeme” şeklinde bir genel grev gerçekleştirdi.  

6 OCAK 1969, KOMERİN ARABASI YAKILDI: Güney Vietnam’da Barışı Koruma Progamı Başkanı olan CİA ajanı Robert Komer, Türkiye’ye ABD Büyükelçisi olarak atanmıştı. Vietnam’da “Pasifikasyon” hareketinin yöneticisi olan Komer’in bu ataması Türkiye’de sol kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. Vietnam’da “Honçho-Kasap-İşkencesi” olarak adlandırılan Komer, 6 Ocak 1969 günü Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ni ziyarette gitti. ODTÜ rektörü ve dekanlarıyla öğle yemeği yerken, okula Komer’in geldiğini öğrenen devrimci öğrenciler, Retörlüğün önündeki otomobili ”Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” sloganlarıyla yaktı.

15 OCAK 1919,  ROSA LUXSEMBURG VE K.LİEBKNECHT ÖLDÜRÜLDÜ:
7 Ekim  1918’de ulusal bir konferans toplayan Spartakist Birliğin, Rosa Luxsemburg tarafından  yazılan “ilkeleri” özetle şöyleydi: “Emperyalizme karşı savaş, aynı zamanda proletaryanın  siyasal iktidarı için savaştır; kapitalizmle sosyalizm arasındaki kararlı çatışmadır. Eğer  enternasyonal proletarya, emperyalizme karşı, uzlaşmaksızın bir bütün olarak dövüşürse,  bütün gücünü ve kendini feda etme yeteneğini bir araya getirip, eylemine pratık ilke olarak  “savaşa karşı savaş” sloganını seçerse, sosyalizmin hinai amacına ulaşılabilir”.  R.Luxsemburg bu hareketin kuramcısı ise, K.Liebknecht de eylem öncüsüydü. 1919 yılı  ocak ayı başında Berlin’de Spartakist Birlik tarafından hazırlanan ve “Spartakist Ayaklanma”  diye anılan, bir başkaldırı eylemi başlamıştı. Liebknecht ve Luxsemburg, ayaklanma  sırasında sürekli yer değiştirerek işçiler arasında dolaşıyorlardı. Ayaklanmanın kaderi 9  Ocak’da belli olmuştu. Spartakistler yenilmek üzereydi ve büyük bir kıyım başlamıştı. Liebnecht ve Luxsemburg, parti yönetiminin uyarılarını dikkate almadılar ve Berlin’i  terketmeyi kabul etmediler. 15 Ocak günü Spartakistlerin  son barınakları olan Mannheimer  Sokak  53 numarada bir manga asker tarafından tutuklanıp Eden Oteli’ne götürüldüler.  Burada Rosa ve Liebknecht öldürüldü. Rosa’nın cesedi bir teğmen tarafından öldürüldükten  sonra kanala atıldı ve ceset üç ay sonra 1919’un mayısında kıyıda bulundu. 25 Ocak’ ta  Liebnecht ve 31 devrimci için, 13 Haziran’da da Rosa için düzenlenen cenaze törenlerine  binlerce kişi katıldı.

17 OCAK 1961,   P. LUMUMBA ÖLDÜRÜLDÜ:
, 1925 yılında Kongo’da doğan Patrice  Lumumba, Afrika devrim eylemlerinin en coşkulu, belki de en renkli önderiydi. Lumumba 5  Ekim 1958’de, Kongo’da ilk bağımsızlık bildirisini yayınlayan Leo ve öteki arkadaşlarıyla   Kongo Ulusal Eylemi Partisi’ni(M.N.C.) kurdu.  8 Aralık 1958’de Nkrumah’ın Akra’da  düzenlediği Afrika Halkları Konferansı’na M.N.C. adına katıldı. Afrika Halkları Konferansı’nın kararları doğrultusunda Kongoda mitingler düzenleyen Lumumba, 1959’un sonunda halkı isyana teşvik suçundan tutuklandı. Daha sonra cezaevinden salıverilen Lumumda, Bürüksel’de Belçika hükümetiyle görüşmelere katıldı. Bu toplantılarda Lumumba’nın tezleri kabul edildi ve 30 Haziran 1960’da Kongo baımsızlığa kavuştu, Lumumba hükümeti kurdu. 14 Eylül 1960’da zengin maden yataklarını işleten uluslararası tekellerin desteklediği general Mobutu, Kongo’da bir askeri darbe ile yönetimi ele geçirerek meclisi dağıttı ve  2 aralıkta Lumumba’yı tutuklattı. Lumumba 17 Ocak 1961’da Katanga polisi ve Belçikalı askerler tarafından işkenceyle öldürüldü. Ölümünden 5 yıl sonra, 1966’da onu ölüme kendi eliyle yollayan Mobutu, Lumumba’yı  “Ulusal Kahraman “ ilan etti.

20 OCAK 1973, AMİLCAR CABRAL ÖLDÜRÜLDÜ:
1925 yılında Portekiz Ginesi’inde  doğan A.Cabral, Afrika’nın yetiştirdiği devrimci önderler arasında en büyük kuramcıydı.  Lizbon’da tarım öğrenimi gören Cabral, 1952-1954 yılları arasında sömürgeci yönetimin  tarım uzmanı olarak ülkesinin her köşesini dolaştı. 1954 yılında birkaç yurtsever arkadaşıyla  birlikte sömürgeciliğe karşı eylemlerin temellerini attı. 1956’da Gine ve Yeşil Burun’un  Bağımsızlığı İçin Afrika Birgiliği’ni(P.A.I.G.C.) kurdu. Örgütün ilk eylemleri barışçı yoldan sonuca varmayı amaçlıyordu. Fakat Portekiz sömürge yönetiminin çok sert ve kanlı  müdahaleleri silahlı mücadeleyi kaçınılmaz hale getirdi. Böylece, 1963 yılında halkın da  katıldığı silahlı ulusal bir mücadele başladı ve 10 yıl içinde ülkenin dörte üçü bağımsızlığa  kavuştu. Ama A.Cabral, Portekiz Ginesi’nin tam bağımsızlığına kavuştuğu günü göremedi.  20 Ocak 1973’de Konakri’de Portekiz ajanları tarafından kaçırılarak öldürüldü. Portekiz  Ginesi, tam bağımsızlığına Cabral’ın ölümünden iki yıl sonra kavuştu. Kuramcılığı ve  eylemciliği birlikte yürüten devrimci bir önder olan A.Cabral, kendisi için “Ben halkıma olan  borçlarımı ödemek ve devrimin bir savaşçısı olmak isteyen sıradan bir Afrikalıyım” demişti.

21 OCAK 1924,   V.İ. LENİN ÖLDÜ: Viladimir İliç Ulyanov diye anılan Lenin, 1870 yılında  Simbirsk’de doğdu. Lenin, ağabeyinin 1887’de Rus Çar’ına karşı bir suikaste katılmasından  dolayı idam edilmesinden sonra devrimci harekete katıldı. Kazan Üniversitesi Hukuk  Fakültesi’inden devrimci eylemlerinden dolayı uzaklaştırılması üzerine(1887), dışarıdan  sınava girerek Petersburg Üniversitesini 1891 yılında bitirdi.  1893’de Moskova’ya yerleşerek  işçiler arasında Marksizmi yaymaya girişti. 1895’de tutuklanarak Sibirya’ya sürüldü ve  burada ömür boyu hayat arkadaşı olan N. Krupskaya ile evlendi. 1900’de serbest bılrakıldı  ve birkaç ay sonra yurt dışına çıkmak zorunda kalarak İsviçre’ye yerleşti. Plehanov ile birlikte  Iskra(Kıvılcım) Gazetesi’ni yayınlamaya başladı. 1902’de “Ne Yapmalı” eseriyle yeni bir parti anlayışını savundu. RSDİP’in İkinci Kongresi’nde parti, Bolşevikler(Çoğunluktakiler) ve Menşevikler(Azınlıktakiler) şeklinde bölünmesinde Bolşeviklerin başını çekti. 1905’de silahlı ayaklanmayı örgütlemek amacıyla Rusya’ya döndü. Ayaklanmanın ve Bolşeviklerin  düzenledği grevlerin kanlı biçimde bastırılması üzerine 1907 tekrar yurtdışına çıktı. 1907- 1908 arasında N.Krupskaya ile Avrupa’yı dolaştı ve Paris’ e yerleşti. 1909 yılında  Materyalizm ve Ampriokristisizm  eserini yayınladı. Ocak-1912 Prag Konferansı’ından sonra Polonya’da Karakov’a yerleşti. 1.Dünya Savaşı’nın başladığı günlerde 1914’de Karakov’da kısa bir süre tutuklandı ve daha sonra İşviçre’ye yerleşti. 1919’da Emperyalizm ve Kapitalizmin En Yüksek Aşaması adlı kitabını yazdı. 1917’de Rusya’da devrimin patlak vermesi üzerine 30 kadar devrimci ile birlikte Almanya üzerinden Petrograd’a gitti. Ertesi yıl meşhur Nisan Tezleri ile devrimin “ekmek, toprak ve barış” programını açıkladı. Hükümetin gösterileri yasaklaması ve Bolşevikleri tutuklamaya başlaması üzerine Fillandiya’ya gitti. Burada Devlet ve Devrim kitabını yazdı. Ekim ayında gizlice Petrograd’a döndü ve silahlı ayaklanmanın bir zorunluluğa dönüştüğünü Merkez Komitesi’ne benimseterek Bolşeviklerin iktidarı ele geçirmelerinde önemli rol oynadı. 8 Kasım 1917’de Halk Komiserleri Kurulu Başkanlığına seçildi. 3 Mart 1918’de Brest-Litovsk’ i Barış Anlaşması’nın yapılmasını sağladı. 30 Ağustos 1918’de Fanny Kaplan tarafından tabancayla vurularak ağır biçimde yaralandı. Mart 1919’de parti kongresinde Savaş Komünizmi koşullarına bağlı olan bir örgütlenme biçimini kabul ettirdi. 1921’de de NEP’i (Yeni İktisat Siyaseti) uygulamaya koydu. Mayıs-1922 de kısmi bir felç geçirdi. Bu arada Lenin’in Vasiyeti diye anılan siyasal notlarını yazdı. Lenin’in bu notları, Merkez Komitesi kararı ile 12.Kongre’de okutulmadı ve ancak 1956 yılında kamuoyuna açıklandı. Lenin, felcin bütün vücudunu sarması üzerine, 21 Ocak 1924 yılında Moskova yakınlarındaki Gorki’de öldü.

22 OCAK 1967,  FİKİR KULÜPLERİ FEDARASYONU(FKF) 1.KURULTAYI TOPLANDI:   12 Kasım 1965’de kurulan FKF’nin 1.Kongresi Ankara’da toplantı. Genel Başkanlığa oy  birliği ile İzzet Ararat’ın seçildiği kongrede yönetim, TİP yönetimine yakınlığı olan sosyalist  devrimcilerden oluştu. Bu kongrede MDD muhalefeti son derece cılızdı.

24 OCAK 1993, UĞUR MUMCU ÖLDÜRÜLDÜ
: Gazeteci-yazar Uğur Mumcu,. Ankara’da  evinin önünde otomobiline yerleştirilen tahrip gücü yüksek bir bombayla öldürüldü.

24 OCAK 1980, 24 OCAK KARARLARI AÇIKLANDI: 25 Ekim 1979’da Milli Selamet Partisi  ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin dışarıdan desteği ile Demirel azınlık hükümeti kurulmuştu.  Demirel, o günlerde MESS Genel Başkanı olan ve tekelci sermayenin en güvenilir adamı  olarak bilinen Turgut Özalı, ekonomiyi yürütmek üzere çok geniş yetkilerle donatarak  Başbakanlık Müsteşarlığı’na getirmişti. Özal aynı zamanda Devlet Planlama Teşkilatı  Müsteşarlığı’na da vekalet edecekti. Özal’ın yetkileri birçok bakanlığı kontrol edebilecek  düzeyde olduğu için çeşitli çevrelerde kendisine “Gölge Başbakan” adı verilmişti.

Dünya Bankası ve IMF’nin reçetelerini içeren, onların direktifleri ve denetimi altında  uygulanacak olan yeni ekonomik kararlar alacaktı. T.Özal’ın tam yetkiyle yürütmeye başladıı  kararlar, Bakanlar Kurulu tarafından 24 Ocak 1980 günü teknik nitelikteki düzenlemleri  içeren 18 kararname ile bunlara bağlı çeştli tebliğlerden oluşuyordu.  İthal  ikameci ekonomi  palitikalandan “serbet piyasa” ekonomisine geçiş olarak değerlendirilen bu yeni ekonomi  politaka M.Friedman’ın Şili ve diğer  benzer ülkeler için hazırladığı IMF tarafından desteklenen ve benzer birçk ülkeye dayatılan  bir tür “onarım programları”nın Türkiye’ye uyalanmasıydı.  24 Ocak ekonomik istikrar tedbirleri 12 Eylül’de askeri müdahale ile devlet erkini ellerine  geçiren Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının oluşturduğu Milli Güvenlik  Konseyi’nin ekonomi politikaları olarak sürdü. Zaten bu kararların uygulanması ancak askeri  bir yönetimle mümkün olabilirdi.

28 OCAK 1921,  MUSTAFA SUPHİ VE ARKADAŞLARI KATLEDİLDİ:
Türkiye Komünist Partisi Kuruluş Kongresi 10 Eylül 1920’de Bakü’de toplandı. Mustafa Suphi başkanlığında toplanan Kongre’ye 15 Komünist Örgüt’ün temsilcilerinden oluşan 74 delege katıldı.  Kongrede alınan kararda “TKP memlekette emperyalizme karşı olan milli kurtuluş savaşının derinleşmesine yardım etmekle, bu hareketi tutmakla beraber, işçi sınıfının gerçek ve son amacı olan emekçilerin eğemenliğini kurmak için gereken durumu, koşulları, zemini  hazırlamaya çalışacaktır” deniliyordu. “Türkiye İşçilerine” başlıklı Kurultay bildirisinde ise,  emperyalistlere karşı Tek Cephe’nin kurulması ve TKP’nin bu cepheye girmeye hazır olduğu   açıklanıyordu. Ayrıca, TBMM Hükümeti’nden emekçiler ve halk için bazı taleplerde  bulunuluyor ve kongrede 42 maddeden oluşan parti programı kabul ediliyordu. Kongrede  partinin başkanlığına M.Suphi, Genel Sekreterliğine de Ethem Nejat getiriliyordu.

M.Suphi başkanlığındaki TKP Merkez Komitesi, Gönüllüler Alayı’nın başında yola çıktı.  Gönüllüler Alayı, SSCB Hükümeti ve 11.Kızıl Ordu Komutanlığı’nın izni ile Rusya’da  bulunan Türk işçi, köylü ve askerlerinden oluşan bir alaydı. Birinci Nişancı Alayı adıyla  kurulan bu alayın 1000 kadar askeri bulunuyordu ve bu sayının 15-20 bine çıkması  amaçlanmıştı. M.Suphi ve arkadaşları Bakü’den Gönüllüler Alayı’nın başında yola çıktılar, fakat yolların yoğun kar nedeniyle kapalı olmasından dolayı alaydan ayrılarak Gümrü üzerinden Kars’ a gitmeye karar verdiler. Kars’ta 9.Kolordu Komutanı Kazım Karabekir tarafından törenle karşılandılar. Kazım Karabekir tarafından Trabzon’a yönlendirilen ya da mecbur edilen M.Suphi ve 14 arkadaşı, 28 Ocak 1921 günü Trabzon’a vardılar. Trabzon’da onları bekleyen jandarmalar tarafından silahları alındı, dövüldü ve elleri kelepçelenerek daha önceden hazırlanmış bir motora bindirilerek hemen denize açıldılar. Arkalarından başka bir motor hareket etti ve açık denizde bulunan diğer motora yanaşarak TKP’nin 15 kişilik MK üyeleri öldürüldü. M. Suphi ve arkadaşlarının Anadolu’ya gelişinin doğuracağı sonuçları değerlendiren TBMM  Hükümeti, Kars’a gidişleri sırasında Kazım Karabekir’e “M. Suphi ve arkadaşlarının Ankara’ya gelişlerinin önlenmesi ve duruma göre davranılması” emrini vermişti. Hükümetin emrini yerine getiren K. Karabekir Trabzon’da önceden hazırladığı bu komplo ile onları katletmişti.

31 OCAK 1990,  PROF.MUAMMER AKSOY ÖLDÜRÜLDÜ: Türk Hukuk Kurumu Başkanı Prof. Muammer Aksoy Ankara’da evine gönderilen bir bombalı paket ile öldürüldü.